a1
a2
a3
Haberler :

“Karbon yönetimi” özellikle enerji yoğun sektörler ile yenilebilir enerji sektöründe sadece çevresel etkiler açısından değil, sosyal ve ekonomik etkiler açısından da tesisleri ilgilendiren yakında ilgilendiren bir konudur. Bu başlık altında ele alınacak enerji verimliliği konusu ise ülkemizin önümüzdeki 10 yıllık süreçte ciddi hedefler koyduğu stratejik bir konudur.    

Bilindiği üzere, özellikle Avrupa Birliği iklim değişikliği ile mücadele konusunda ciddi taahhütler içeren bir dizi önlemi kabul ederek, Kyoto sonrası süreç içerisinde de karbon piyasalarında etkin bir rol oynamayı planlamaktadır. Bugün artık bir çok analist 21.yüzyılın “düşük karbonlu sanayi devrimi”nin yüzyılı olacağını öngörmektedir.   

Ülkemiz mevzuat hazırlıklarına ve eylem planlarına bakıldığında ise iklim değişikliği ile ilgili bir çok düzenlemenin kısa-orta vadede yürürlüğe gireceği ve söz konusu düzenlemelerin tesisleri karbon emisyonları oranında önemli ölçüde etkileyeceği görülmektedir. Önümüzdeki dönemde karbon emisyon ticaretinin başlatılması ve karbon borsasının kurulması bu aksiyonlardan sayılabilir. 

Şirketimiz “gönüllü karbon sertifikaları” gibi teşvik mekanizmalarından tesislerin yararlanabilmesi, tesislerin karbon emisyonlarının uluslar arası standart ve yöntemlere göre hesaplanması ya da karbon yönetim sistemlerinin kurulması konularında danışmanlık hizmetleri vermektedir.  

Yukarıda yer alan grafik, AB’nin 1990-2050 yılları arasında emisyonlarda %80 azalmayı öngören düşük karbon ekonomisine geçiş planını göstermektedir (kaynak:  A Roadmap for moving to a competitive low carbon economy in 2050)